26 Aralık 2019 Perşembe
24 Aralık 2019 Salı
8 Aralık 2019 Pazar
MİHRİBAN HİKAYESİ-ABBDURRAHİM KARAKOÇ
Abdurrahim Karakoç ve Mihriban
“Abdurrahim Karakoç, 9 şiir kitabına, halk edebiyatı türünde sosyal olayları ve bireysel duyuşları aynı anda özümseyebilen, dağı delen Ferhat’ın yüreğinde taşıdığı Şirin’i “Mihriban” zirvesiyle yüceltirken, dağın bağrından akıtacağı suyun halkına bereket getireceği umudunu hep diri tutmuş bir idealisttir. ”Maraş diyarı” menşeli şairlerden olan Karakoç, çok yönlü bir yapısı olan şairlerdendir.” Diye bahsediyor bir hemşerilisi Karakoç hakkında. Burada Karakoç’un hayatından, eserlerinden ya da kaç şiirinin bestelendiğinden bahsetmeyeceğim ama bu demek değildir ki önemli biri değil hissettiklerini açık ve samimi bir şekilde ifade eden ender kişilerdendir. Hayatını ya da eserlerini isteyen her kişi en kısa yoldan internetten edinebilir. Benim anlatmak istediğim ise Karakoç ile nasıl tanıştığım ya da onu nasıl tanıdığımdır. Ortaokul yıllarında duyduğum bir hikayeden sonra Abdurrahim Karakoç hakkında daha çok bilgi edinme yoluna girdim. İşte sizlere bu hikayeden bahsetmek istiyorum. Olur da hala Karakoç’u tanımayanlar ya da tanımak istemeyenler belki ilgilenirler. Hikayeye gelince:
“Abdurrahim Karakoç, 9 şiir kitabına, halk edebiyatı türünde sosyal olayları ve bireysel duyuşları aynı anda özümseyebilen, dağı delen Ferhat’ın yüreğinde taşıdığı Şirin’i “Mihriban” zirvesiyle yüceltirken, dağın bağrından akıtacağı suyun halkına bereket getireceği umudunu hep diri tutmuş bir idealisttir. ”Maraş diyarı” menşeli şairlerden olan Karakoç, çok yönlü bir yapısı olan şairlerdendir.” Diye bahsediyor bir hemşerilisi Karakoç hakkında. Burada Karakoç’un hayatından, eserlerinden ya da kaç şiirinin bestelendiğinden bahsetmeyeceğim ama bu demek değildir ki önemli biri değil hissettiklerini açık ve samimi bir şekilde ifade eden ender kişilerdendir. Hayatını ya da eserlerini isteyen her kişi en kısa yoldan internetten edinebilir. Benim anlatmak istediğim ise Karakoç ile nasıl tanıştığım ya da onu nasıl tanıdığımdır. Ortaokul yıllarında duyduğum bir hikayeden sonra Abdurrahim Karakoç hakkında daha çok bilgi edinme yoluna girdim. İşte sizlere bu hikayeden bahsetmek istiyorum. Olur da hala Karakoç’u tanımayanlar ya da tanımak istemeyenler belki ilgilenirler. Hikayeye gelince:
Rivayete
göre; Karakoç üniversiteyi kazanmış ve üniversitenin ilk günü erkenden gelip sınıfın kapısını tam
karşıdan gören bir sıraya oturmuş ve içeri girenler hakkında (kendi kendisine)
önyargıda bulunmaya başlamış.DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ.
25 Kasım 2019 Pazartesi
21 Kasım 2019 Perşembe
20 Kasım 2019 Çarşamba
27 Ekim 2019 Pazar
17 Ekim 2019 Perşembe
MİHRİBAN
UNUTURSUN MİHRİBANIM
HİKAYENİN FARKLI BOYUTUNU,
EN BAŞINDAN ANLATMAYA BAŞLAYALIM.
Seneler
önceydi, garibanlık ve çocukluktan gençliğe geçiş dönemimde, kendi halimde
köyle, hayvanlarla, kendi küçük dünyamla yaşayıp giderken, bir aşk rüzgarına
kapıldım. Kurtar kendini
kurtarabilirsen. Aynı köylü olup, annesi babası Gurbete yerleşen bir ailenin kızıydı Mihriban. Yaz
döneminden köyde yaşayan dedesi ve ebesinin yanına gelmişti. Üç kız arkadaşı
vardı köyde. Bizde erkeler gurubu olarak üç arkadaşla dolaşırdık. Sonra köyün
ortasında akan deredeki suyu bahçemize bağladım. Arada suyumuzu kesip kendi
bahçesine bağlıyorlardı. Bir türlü yakalayamıyordum. Köşeye saklanıp suyu
kesenin kim olduğunu gözetleyip duruyordum.
19 Eylül 2019 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









